Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri prostat kanseridir. Prostat bezi mesanenin hemen altında, rektumun önünde bulunur. Erkekler yaşlandıkça prostat bezide büyüme gösterir. Bu büyümeye,benign prostatik hiperplazi (prostatın iyi huylu büyümesi). Prostat büyümesi, mesaneyi veya üretrayı bloke ederek idrar akışını önleyebilir. Erkekler sık, ağrılı, kanlı idrar veya sperm sorunu yaşayabilir, belde tutulma ve ağrı yaşayabilir. Bu belirtiler, prostatın iyi huylu büyümesi sonucu olabilir veya bir kanser belirtisi olarak ortaya çıkabilir.Prostat kanseri, prostat bezindeki hücrelerin kontrol dışı büyümesiyle ortaya çıkar. Kanserli hücreler öncelikle kontrolsüz büyüme göstererek prostat içine yayılır. Prostat kanseri belirtilerişöyle sıralanabilir;
- İdrar yapma güçlüğü
- İdrar akışının zayıf olması
- Menide ya da idrarda kan görülmesi
- Boşalma esnasında ağrı
- İdrar sırasında ağrı veya yanma
- Kasık bölgesinde rahatsızlık hissi
- Kemik ağrıları
- Sertleşme bozukluğu
Eğer prostat kanseri vücudun başka bölgelerine ve organlarına yayıldıysa, o alanla ilgili belirtiler de verebilir. Örneğin; kemiğe yayıldıysa kemik ağrısı gibi. Prostat, sadece erkeklerde bulunan bir bez olduğundan prostat kanserine sadece erkekler yakalanır. Prostat kanseri tanısı koymak için PSA Kan Testleri, Makattan Parmakla Muayene,Transrektal Ultrasonografi, Multiparametrik MR, Prostat Biyopsisi, MR -Füzyon Prostat Biyopsisi gibi tarama yöntemleri kullanılmaktadır.
Son zamanlarda Prostat Kanseri tanı ve tedavisinde yeni gelişmeler kaydedilmiştir. Bu önemli gelişmenin adı GA-68 PSMA ile yapılan PET/CT işlemidir. PSMA yani Prostat Spesifik Membran Antigen’in prostat tümör hücrelerinin %95’inin yüzeyinde bulunan reseptörlere bağlanma özelliğine sahip bir moleküldür. Biz bu molekülü GA-68 adını verdiğimiz radyoaktif madde ile bağladığımızda, görüntülemeye son derece elverişli bir radyofarmasötik haline gelmektedir. GA-68 ile işaretli PSMA çok düşük PSA düzeylerinde bile nükslerin tespit edilmesine olanak sağlamaktadır. GA-68 PSMA’yı, prostat kanserinin tanı, evreleme, tedavi planlaması ve tedavi yanıtının değerlendirilmesinde başarıyla kullanmaktayız.
Prostat kanseri tedavi yöntemleri:
Nanoknife: Nanoknife (nanonayf okunur) yöntemi, küçük hacimli düşük riskli prostat kanserlerinin tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Bazı karaciğer ve pankreas tümörlerinde de uygulanan bu yöntem, prostat kanserinin tedavisinde de güvenle uygulanmaktadır.
Nanoknife yönteminde 3-4 tane özel elektrot, ultrason yardımı ile prostatta bulunan tümörün çevresine yerleştirilir ve bu elektrotlara sırayla çok yüksek dozda (3000 volt-50 amper gibi); ancak kısa süreli elektrik akımı verilir. Bu bölgede elektromanyetik bir alan oluşur ve hücre duvarı geçirgenliği kalıcı olarak artar. Bu şekilde tümör hücreleri canlılıklarını kaybederler. Nanoknife™/IRE fokal ablasyon tedavisi geleneksel prostat kanseri tedavilerinin aksine, tüm organı yani tüm prostat bezini çıkarmak veya ışınlamak yerine sadece kanserli dokuya odaklanır. Nanoknife yöntemi sadece işaretlenmiş alana elektriksel uyarı vererek kanser hücrelerini şişirmekte ve yapısını bozarak işlevsiz hale getirmektedir.
Bu işlem yapılırken ve sonrasında idrar kaçırma, sertleşme bozukluğu gibi yan etkilerin hiçbiri görülmüyor. Tedavi tamamen kapalı yöntemle herhangi bir kesi açılmadan yapılıyor.
Prostat Kanserinde Cerrahi Tedavi - Radikal Prostatektomi: Yayılım göstermeyen prostat kanserinin tedavisinde, cerrahi olarak prostatın çıkarılmasıdır. Bu cerrahiye radikal prostatektomi ameliyatı denir. Prostat kanseri ameliyatlarında kullanılan Da Vinci Robotik cerrahi sistemi en son ileri teknoloji cerrahi müdahele yöntemidir.
Radyoterapi: Radyasyon, kanser hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili ışınları (X ışını gibi) kullanır.
Kemo-Hormono Terapi: Prostat kanserinin ilerlemiş safhalarında hastalık prostata sınırlı kalmayarak komşu dokulara ve uzak organlara yayılmış olarak tespit edilebilir. Hastalığın bu safhasında cerrahi yöntemler yetersiz kalacağından ilaç tedavileri tercih edilir.
Prostat Kanserinde Lutesyum (Lu-177-PSMA) Tedavisi: Metastatik ve hormona direnç gösteren prostat kanserinin tedavisinde son yıllarda Lu-177-PSMA (Lutesyum) tedavisi yeni bir tedavi seçeneği olarak kullanılmaktadır.Vücuttaki prostat kanseri hücrelerinin içerisine girerek içerisinden ışınlama yaparak kanser hücresini öldürmektedir. Bu sayede tümörleri etkilerken çevresindeki sağlıklı dokulara çok az ışınlama yapmaktadır. Normal dokulara verilen zarar çok düşük düzeyde kalır. Lutesyum 177 PSMA tedavisi genellikle 6-8 hafta arayla 3 veya 4 kür olarak uygulanmaktadır.
RADYUM223 (XOFİGO) TEDAVİSİ: Prostat kanseri sıklıkla kemiğe metastaz yapmaktadır. Yaygın kemik metastazı olan hastaların tedavisinde kullanılan Radyum 223 (Xofigo) yeni bir tedavi yöntemidir. Damar yolu ile uygulanan ilaç kemik metastaz odaklarında tutulur ve alfa radyasyonu ile etkisini gösterir. Hormonal tedaviye dirençli ve diğer tedaviler ile fayda sağlanamayan, kemik yayılımı olan hastalarda yaşam süresini uzatır. Hastaların kemik ağrılarında belirgin azalma ve PSA kan seviyelerinde önemli düşme, günlük aktivitelerinde iyileşme izlenmektedir. Hastanede yatmaya gerek yoktur. Tedavi genellikle bir ay ara ile 6 kez kürler şeklinde uygulanmaktadır.
Hastalıkla ilgili olan her bir muayene ve cerrahi işlemler en modern medikal teknolojiler ile donatılmış hastane ve her biri kendi alanında uzman olan akademik doktor kadrosu tarafından gerçekleştirilmedir. Türk Sağlık Grubu olarak,sizi hastalığınızla ilgili en modern tıbbi teknolojilere ve akademik doktor ekibine sahip hastanelere yönlendireceğiz. Daha fazla bilgi almak ve uzman Türk doktorlarından hastalığınızla ilgili ücretsiz tıbbi ikinci görüş almak istyorsanız bizimle ietişime geçebilirsiniz.
