Bebekler daha anne karnındayken, ilk 3 ayda kalp gelişimini tamamlar. Bu gelişim sırasında oluşabilecek sorunlar kalbin normal gelişimini engelleyebilir, kalbin odacıkları arasında delik oluşmasına, damarlarda veya kapaklarda darlıklara, yetersizliklere neden olabilir. Kalbin anne karnında normalden farklı gelişmesinden kaynaklanan ve doğuştan itibaren olan bu hastalıklara DOĞUŞTAN (KONJENİTAL) KALP HASTALIĞI denir. Doğuştan kalp hastalıklarının gelişiminde bir çok faktörler etkendir. Genetik bozuklukların yanı sıra, çevresel faktörler de etkilidir. Çevresel riskler arasında annede şeker hastalığı veya romatizma hastalığının olması, gebelik sırasında enfeksiyon geçirilmesi, ilaç kullanılması yer alır.Bebeğin zor,sık nefes alması, annesini emerken zorlanması ve yorulması, ağız çevresinde, dilde ve tırnak diplerinde morarma olması, kilo almakta güçlük çekmesi, sık akciğer enfeksiyonu geçirmesi doğuştan kalp hastalığı belirtisi olabilir.
Patent Duktus Arteriosus (PDA).Her bebek duktus arteriyozus (PDA) ile doğar. Duktus arteriyozus pulmoner arter (akciğer atardamarı) ile aorta (ana atar damar) arasında geçiş sağlayan bir damar bağlantısıdır. PDA anomalisinde, aort yoluyla vücudu oksijenlendirecek oksijenden zengin kanın bir kısmı tekrar akciğerlere döner. Bu ise akciğer atardamarında basınç yükselmesine ve kalbin sol tarafının yüklenmesine neden olur. PDA' nın tedavisi, hastanın yaşına veya PDA' nın genişliğine göre, kateter yoluyla şemsiye veya coil adı verilen cihazlar yardımıyla kapatmak veya kapalı bir kalp ameliyatı ile bağlamak suretiyle yapılabilir.
Atriyal Septal Defekt (ASD) - Kalbin kulakçıkları arasındaki duvarda açıklık olmasına verilen addır. Bu yüzden temiz kanın bir kısmı sağ kalbe geçer. Akciğere giden kanın artmasına bağlı olarak, yıllar içinde akciğer damarlarında ve kalpte büyümeye yol açarak zarara sebep olabilir. Bu şekilde akciğerlere giden kan akımı artar ve akciğer damar basıncı yükselir. İleri dönemlerde kalp yetersizliği, kalp ritminde düzensizlikler ortaya çıkabilir. Bazı tiplerinde kateter yolu ile de kapatılabilen ASD, genellikle bir açık kalp ameliyatı gerektirir. Kendiliğinden kapanmayan, akciğer atardamarında basınç yükselmesi tehlikesi olan açıklıklar genellikle 3-6 yaşlarında kapatılır.
Ventriküler Septal Defekt (VSD) - Midecikler Arası Delik. Küçük deliklerin ameliyatla düzeltilmesi gerekmeyebilir ve kendi kendine kapanabilir. Belli bir yaşa kadar kendiliğinden kapanmayan küçük deliklerin ameliyatla kapatılması gerekebilir.VSD küçük ise, doğrudan dikişle kapatılabilir. Büyük VSD' ler genellikle yama ile kapatılır. Ameliyattan sonra bu yama, normal kalp dokusu ile kaplanarak kalbin kalıcı bir parçası haline gelir.
Fallot Tetralojisi-TOF. Fallot tetralojisi 4 ayrı kalp anomalisini birden içeren, sık görülen bir doğumsal kalp hastalığıdır. Bu anomaliler şunlardır:
- Ventriküler septal defekt (kalbin karıncıkları arasında delik). Kalbin iki karıncığı arasında geniş bir delik bulunmaktadır ve oksijenden fakir kan sağ karıncıktan sola geçmektedir. Bu şekilde oksijenden fakir olan kan akciğerlerde oksijenlendirilemeden aorta yoluyla vücuda gönderilir.
- Pulmoner stenoz (akciğer atardamarında veya çıkış yolunda darlık Bu dar bölge nedeniyle oksijenden fakir kan yeteri kadar akciğere gönderilemez. Pulmoner kapak, sağ midecik ile, akciğer atardamarı arasındadır. Sadece pulmoner kapakta olan darlıklarda, kateter yolu ile uygulanan balonla genişletme yöntemiyle (balon valvüloplasti) darlık giderilebilir. Hastaların çoğunda açık kalp ameliyatı gerekir. Ameliyatla, darlığa neden olan dokuların çıkarılması ve yama ile genişletme gibi yöntemler uygulanır.
- Sağ ventrikül duvar kalınlaşması. Karıncık duvarı normale göre daha kalındır.
- Aort (Ana atardamar) direkt olarak karıncıklar arası delik üzerindedir ve her iki karıncıktan da kan alır.
Fallot tetralojisinin tek etkili tedavisi ameliyattır. Cerrahi seçenekler arasında intrakardiyak (kalp içi) onarım (Fallot tetralojisinin düzeltici onarımı) ve şant kullanılarak gerçekleştirilen geçici bir işlem vardır.Fallot tetralojisinin kesin tedavisi tam düzeltme ameliyatıdır.
Büyük Arterlerin Transpozisyonu (Büyük Atardamarların Yer Değiştirmesi)-TGA. Normalde akciğer atardamarı (pulmoner arter) oksijenden fakir toplardamar kanını sağ karıncıktan akciğerlere taşır. Aort (kalpten çıkan ana atardamar) ise oksijenden zengin (açık kırmızı) kanı sol karıncıktan vücuda taşır. Büyük arterlerin transpozisyonunda kalpten çıkan bu büyük damarlar yer değiştirmiştir. Aort sağ karıncığa bağlıdır ve dolayısıyla oksijenden fakir toplardamar kanı vücuda pompalanır. Pulmoner arter ise sol karıncığa bağlanmıştır ve oksijenden zengin kan tekrar akciğerlere pompalanır. Bebeğin yaşaması için, oksijenden fakir ve zengin kanların, bazı bağlantılar yoluyla karışması zorunludur. Bu bağlantılar iki kulakçık arasında olan bir delik (atriyal septal defekt, ASD), iki karıncık arasında olan bir delik (ventriküler septal defekt, VSD) veya pulmoner arter (akciğer ana atardamarı) ile aort arasındaki damar bağlantısı (patent ductus arteriyozus, PDA) şeklinde olabilir. Büyük arterlerin transpozisyonu ile doğan bebeklerin çoğunda bu bağlantılar yetersiz kaldığından dolayı doğumdan hemen sonra cilt rengi ileri derecede mor olur. Bu çocuklara acil tıbbi müdahale gereklidir. Büyük arterlerin transpozisyonu cerrahi olarak birkaç şekilde düzeltilebilir. Tercih edilen yöntem, Arteryel switch (Jatene) adı verilen operasyondur. Bu ameliyatla kalpten ters çıkan damarlar, olması gerektikleri yerlere yerleştirilirler. Diğer ameliyat alternatifi, kulakçıkların ters çevrilmesi olarak tarif edilebilen atriyal switch (Senning) ameliyatıdır. Bu ameliyatla, normalde vücuttan dönen oksijenden fakir kan sağ karıncık yerine sol karıncığa; akciğerlerden dönen oksijenden zengin kan ise, sol karıncık yerine sağ karıncığa yönlendirilir.
Total Pulmoner Venöz Dönüş Anomalisi (Akciğerden kalbe kanın dönüş anomalisi). Total pulmoner venöz dönüş anomalisinde, akciğerlerden oksijenden zengin (açık kırmızı) kanı sol kulakçığa getiren akciğer toplardamarları sol kulakçık yerine başka bir yere, genelde sağ kulakçığa (atriyum) açılmaktadır. Sağ kulakçıkta akciğer toplardamarları vasıtasıyla gelen oksijenden zengin kan vücuttan gelen toplardamar kan ile karışmaktadır. Bu kan karışımının bir kısmı iki kulakçık arası delikten (atriyal septakl defekt) sol kulakçığa geçmektedir. Buradan da kan sol karıncığa ve aort ile genel dolaşıma katılmaktadır. Çocuk doğduktan hemen sonra hastalık belirtilerini (sık nefes alma, beslenememe, sık akciğer enfeksiyonu vb.) göstermeye başlar. Ameliyatla akciğer toplardamarları tekrar sol kulakçığa birleştirilir ve iki kulakçık arası delik (atriyal septakl defekt) kapatılır.
Çocuklarda Görülen Kalp Ritim Bozukluğu Türleri. Çocuklardaki Ritim bozukluğunun sıklığı ve klinik önemi yetişkinlerde görülenlerden farklıdır. Kalp Ritim Bozukluğu bebek ve çocuklarda kısmen nadir görülse de, bu problemlerin tanınması çok önemlidir. Ritim bozukluğu dendiğinde kalbin normalden daha yavaş, normalden daha hızlı veya düzensiz hızda çalışması akla gelmelidir. Taşikardi, bradikardi, kalp atımlarında düzensizlikler, duraklamalar, erken vurular (ekstrasistoller), supraventriküler taşikardiler (SVT), Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromu, ventriküler taşikardiler (VT), uzun QT sendromu, kısa QT sendromu, Brugada sendromu ve kalp ileti yollarının farklı düzeylerindeki bloklar kalp ritim bozukluklarındandır.Bu bozukluklar çocuklarda çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çabuk yorulma, sebebi açıklanamayan epilepsi, baş dönmesi ve/veya bayılma gibi Çocuk Kalp Hastalığı Belirtileri ile ortaya çıkabilir.
Aritmi tedavisi.
İlaç Tedavisi: Antiaritmik ilaçlar aritminin türüne göre belirlenir. Bazen ilaçlar belirtilerin artmasına ve yan etkilere neden olur.
Pacemaker (Kalp Pili): Pacemaker küçük bir pille çalışan ve cerrahi köprücük kemiği yakınına yerleştirilen bir cihazdır. Kalbe bir kablo ile temas eder, kalp hızı çok yavaş olduğunda algılar ve kalp atış hızını arttırır.
Defibrilatör: Küçük bir pille çalışan İngilizce adı implantable cardioverter defibrillator olup yaygın olarak ICD kısa adı kullanılan bu cihazda kalp piline benzer ve köprücük kemiği yakınına yerleştirilir. Kablo ICD den kalbe uzanır
Kateter Ablasyon Yöntemleri:
Farklı enerji modelleriyle yapılan ablasyon yöntemlerinin birçok çeşidi var:
Lazer Ablasyon: Kateter ablasyon işlemi bacaktaki venden kalbe ince uzun bir tel ilerletilerek yapılır. Aritmiler genellikle kalp kasındaki mikroskobik defektlerden kaynaklanır. Problemli bölge saptandıktan sonra kateter bu bölgeyi dondurarak ya da ısıtarak etkisiz hale getirir.
Kriyoablasyon (Dondurma) Yöntemi: Cryoablation veya kriyoablasyon, tüm dünyada son yıllarda uygulanmaya başlanan, eski yöntemlere oranla komplikasyonları daha az olan bir yöntemdir. Bu yöntemle kalpteki problemli bölgenin eksi 150 ila 170 derece arasında dondurulması söz konusudur. Bu sayede çarpıntı şikayetleri önlenir. Perforasyon (yırtılma) ve tromboemboli (pıhtı atması) riskinin düşük olması ve tam kat lezyon elde edilmesi bu yöntemin en önemli avantajıdır.
Radyofrekans Ablasyon Yöntemi: Bu yöntemle radyofrekans enerjisinin ısısının kullanılarak, “atriyum endokard”ının belirli bölgelerinde tam kat lezyonlar oluşturuluyor. Bu şekilde, hem ritim bozukluğunu tetikleyen odakların bulundukları yerde izolasyonu; hem de dalga şeklinde ilerleyen büyük yeniden giriş devrelerin yeni oluşturulan lezyonlara ve doğal anatomik engellere takılarak ilerlemesi engellenir. Ablasyon yöntemi ile ritim bozuklarının çoğunda yüzde 90’ın üzerinde başarı sağlanabilir. Bu yöntem ile kalp çarpıntısı ortadan kaldırılır ve hastalar ömür boyu ilaç kullanmaktan kurtulur.
Hastalıkla ilgili olan her bir muayene ve cerrahi işlemler en modern medikal teknolojiler ile donatılmış hastane ve her biri kendi alanında uzman olan akademik doktor kadrosu tarafından gerçekleştirilmedir. Türk Sağlık Grubu olarak,sizi hastalığınızla ilgili en modern tıbbi teknolojilere ve akademik doktor ekibine sahip hastanelere yönlendireceğiz. Daha fazla bilgi almak ve uzman Türk doktorlarından hastalığınızla ilgili ücretsiz tıbbi ikinci görüş almak istyorsanız bizimle ietişime geçebilirsiniz.
