Vücudumuzun hareket etmesini sağlayan kaslarda ve özellikle de eklemlerde kendini gösteren ağrılı, bazen şişlik ve şekil bozukluğuna da neden olan hastalıklara genel olarak romatizma adı verilmektedir. Ayrıca her eklem ağrısı romatizmal bir nedenden kaynaklanmayabilir. Toplumda çoğunlukla romatizmaya sıcak ve ya soğuk havanın neden olduğu düşünülse de bu tamamen yanlış düşüncedir. Romatizma tek bir hastalık değildir, bir hastalıklar grubudur ve ‘romatolojik hastalıklar’ adı altında toplanırlar. Romatolojik hastalıklar Kas-iskelet sistemini öncelikle tutan, fakat birçok iç organ tutuluşu da yapabilen, kronik hastalıklardır.Bu grupta çok çeşitli hastalıklar yer alır. En sık görülen Romatoloji hastalıklar:
Eklem kıkırdağının yapısının bozulması ve zamanla kaybolması nedeniyle oluşmaktadır. En sık diz, kalça, el parmak eklemlerinde görülür. Hastalarda ağrı, hareket kısıtlılığı ve el-ayak parmaklarında şekil bozukluğuna yol açar. Hastalık 65-70 yaş üstü bireylerde daha sık görülmektedir.Osteoartrit ağrısı, tipik olarak hareketle artan, dinlenmekle azalan bir ağrıdır. Hastalığın tedavisinde amac ağrıyı azaltmak ve sakatlığı önlemektir.
Halk arasında iltihaplı romatizma olarak da bilinen hastalık eklemler dışında iç organları da etkileyebilir. Hastalarda el bileği ve el parmaklarında ağrı, şişlik, sabah ellerini kullanamama (sabah tutukluğu), ellerde şekil bozukluğu görülür. Eller dışında ayak bilekleri, dirsek, omuz ve dizler de sıklıkla hastalıktan etkilenir. Romatoid artrit, ilerleyen süreçte kalp zarlarında iltihaplanmaya yol açabilir. Akciğer zarları arasında sıvı birikimi olabilir. Romatoid artritli hastalarda göz kuruluğu görülebilir Hastalığın tanısında hastanın şikâyetleri dışında fizik muayene bulguları, kan testleri ve eklem grafilerinden yararlanılır. Romatoid artritin çocuklarda görülen şekli jüvenil romatoid artrit veya still hastalığı olarak adlandırılır. Yetişkinlerdekine benzer belirtiler gösteren ve gelişmeyi olumsuz etkileyen hastalık, 16 yaş öncesinde görülür.
Hastanın belini büken ve onu öne doğru eğen, genellikle omurgayı tutan ağrılı, ilerleyici bir kronik romatizmal hastalıktır. Bazen göz, akciğer ve kalp gibi diğer organlar da etkilenir. Hastalar genellikle sabah çok şiddetli bel ve/veya kalça ağrısıyla uyanırlar. Ankilozan spondilitli hastalarda egzersiz, özellikle yüzme sporu omurganın eğilmemesi için son derece önemlidir.
Behçet hastalığı; ağızda ve cinsel bölgede yaralar, deri, göz, eklem, damar ve sinir tutulumuyla seyreden bulaşıcı olmayan iltihaplı bir romatizma hastalığıdır. Behçet hastalığı, vücudun her yerini etkileyebilecek özellikte olan bağışıklık sistemini ilgilendiren bir hastalıktır. Eklemlerde, göz, kalp ve beyin damarlarında tekrarlanan iltihaba neden olur.Hastalığı belirtileri:
-Hastalığın ilk habercisi ;ağızda tekrarlayan ağrılı, içi küçük oyuk yaralar
-Genital bölge yaraları
-Göz tutulumu. Bu belirti kişide başladıktan üç yıl içinde gözler tutulma sürecine girebilir. Gözde ağrılı, kızarık ve ışığa hassasiyet belirtileri vardır.
-El ve ayak bilekleri, diz ve dirsek eklemleri etkilenerek iltihaplanır. Eklemlerde şişlik ve ağrı oluşur.
-Küçük yaştaki hastalarda nörolojik tutulum görülebilir. Sara nöbeti ve baş ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, inme, kişilik değişikliği gibi bulgular ola bilir.
-Gastrointestinal sistemde ülserler görüle bilir.
-Damar tutulumu olursa bacakların üst kısmındaki toplardamarlar şişer. Damar boyunca iltihaba bağlı pıhtı oluşur.
Behçet hastalığının tanısında kullanılan en iyi yöntem “paterji” testidir. Paterji testi, hastanın önkol derisine steril bir iğne batırılarak yapılır.48 saat sonra eğer sivilce benzeri veya deriden kabarık kızarıklık oluşmuşsa test pozitif çıkmıştır. Hastalığın tedavi şekli belirtilerin görüldüğü organa göre değişmektedir.
Ailevi Akdeniz Ateşi, tekrarlayan ateş, karın zarında iltihaplanma nedeniyle karın ağrısı, göğüs ağrısı,eklem ağrısı ve şişmeleri ile karakterize edilen bir hastalıktır. Ailevi Akdeniz ateşi genellikle çocukluk döneminde teşhis edilir. Hastalığın tanısı klinik bulgulara, aile öyküsüne, muayene bulgularına ve laboratuvar testlerine dayanarak konur. Ailevi Akdeniz ateşi'nin tedavisi ömür boyu düzenli kullanılan kolşisin ile yapılmaktadır. Kolşisinin tedavisi ailevi akdeniz ateşi hastaları için güvenli ve uygun ve yaşamsal önemde bir tedavi olduğu bilinmektedir.
Sistemik lupus eritematozus (SLE)sebebigüneşe maruz kalmakla artan kızarıklar, eklem ağrısı ve şişmesi, ateş kilo kaybı, akciğer-kalp zarında sıvı birikmesi, anemi, böbrek ve diğer organlarda tutulum yapabilenkronik bir romatizmal hastalıktır. Yüzde kelebek tarzında kırmızı döküntüyle karakterize olduğundan halk arasında kelebek hastalığı olarak bilinir. SLE'de el, el bileği ve dizlerde artrit, ağız içinde ülserler ve ciltte değişik döküntüler de görülebilir. Hastalığın tanısı klinik belirtilerle birlikte bazı kan testleri yardımı ile konur. Hastalara tam kan sayımı, böbrek testleri, akciğer grafisi, LE hücresi, anti DNA ve ANA bakılır. Hekim gerekli görürse ve şüphelendiği organ tutulumuna göre daha pek çok test isteyebilir. Tedavi hastalığın ilerlemesini durdurmak, hayati komplikasyonları önlemek ve belirtileri hafifletmek için uygulanır ve her hasta için hastalığın şiddetine göre özel olarak planlanır.
Akut Romatizmal Ateş (ARA) ya da halk arasında bilinen ismiyle Kalp Romatizması, genellikle 5-15 yaş grubu bireylerde, Streptokok adı verilen bakteri cinsi ile geçirilen boğaz enfeksiyonunu (tonsillit, farenjit) takiben, yaklaşık 3 hafta sonra ortaya çıkan; eklem iltihabı, kalp iltihabı, deri altında şişlikler, Sydenham Koresi denilen istemsiz ani hareketler ve ciltte kırmızı renkli döküntüler ile seyreden bir hastalıktır. Eklem ve diğer organlardaki sorunlar genelde önemli bir hasar bırakmadan iyileşirken kalpte ciddi sorunlar yaratmaktadır. Şöyleki hastalık Kalpte daha sonraki yıllarda kendini gösteren romatizmal kapak hastalığına neden olur.
Fibromiyalji, geceleri yeterince uyumanıza rağmen sabah kalktığınızda kendinizi hiç uyumamış gibi hissettiren, sırt, boyun, omuzlar ve kalçalarda belirgin olmak üzere yaygın kas-eklem ağrısı ile karakterize yumuşak doku romatizmasıdır. Fibromiyalji belirtileri çok keskin olmamakla birlikte en önemli belirtisi vücudun belli yerlerinde görülen hassasiyettir. Bunu yanı sıra fibromiyalji özellikle ağrı ve sabahları zor uyanma ile kendini belli eder. Nefes almada zorlanma ve kulak çınlaması da en büyük fibromiyalji belirtilerindendir. Fibromiyalji teşhisi hastanın öyküsü, hastalık belirtileri ve fiziki muayene ile konur. Fibromiyalji teşhisi için üç ay şikayetlerin ve belirtilerin devam etmesi gerekir. Hastalığın tedavisinde ağrı ve kas spazmını azaltmak, uykuyu düzenlemek için ilaç tedavisi fizik tedavi uygulamaları etkilidir. Fibromiyalji tedavisinde kişiye bağlı olarak değişebilecek bazı fizik tedavi seçenekleri şöyledir;
- Bölgesel Enjeksiyonlar,
- Ozon Tedavisi,
- Elektroterapi Uygulamaları (Tens, Ultrason Tedavisi, Enterfrensiyel Akımlar, Biofeedback, Hvgs),
- Sıcaklık Ajanları,
- Doku Masajı,
- Klasik Masaj,
- Germe Gevşeme Eğitimleri
- Prp (Trombositten Zengin Plazma),
- Nöralterapi,
- Proloterapi,
- Manipülasyon.
Hastalıkla ilgili olan her bir muayene ve cerrahi işlemler en modern medikal teknolojiler ile donatılmış hastane ve her biri kendi alanında uzman olan akademik doktor kadrosu tarafından gerçekleştirilmedir. Türk Sağlık Grubu olarak,sizi hastalığınızla ilgili en modern tıbbi teknolojilere ve akademik doktor ekibine sahip hastanelere yönlendireceğiz. Daha fazla bilgi almak ve uzman Türk doktorlarından hastalığınızla ilgili ücretsiz tıbbi ikinci görüş almak istyorsanız bizimle ietişime geçebilirsiniz.
